Vasi Tayini ve Vasinin Değiştirilmesi Talebi

Vesayet, Vasi, Avukat, Vesayet Avukatı, Vasi tayini, Ankara vesayet avukatı, Dava, Dava avukatı, Vasinin değiştirilmesi, Vesayetin değiştirilmesi, Vasinin değiştirilmesi, Ankara avukat

AILE HUKUKUKIŞILER HUKUKU

Av. İbrahim Altuğ Eliri

2/4/202416 min oku

pile of printing papers
pile of printing papers

Hayatımızın çeşitli dönemlerinde, sağlık durumumuz veya yaşam şartlarımız değiştikçe, bazen bir vasi tayini veya vesayetin değiştirilmesi talebi kaçınılmaz olabilir. Hukuki süreçler ve terimler arasında kaybolmak, bu konuda kararlar alırken stres yaratabilir. Ancak endişelenmeyin, çünkü bu yazıda "Vasi Tayini ve Vesayetin Değiştirilmesi Talebi" konularını sade bir dille ele alacağız. Vasi tayini nedir, vesayet nasıl değiştirilir, ve bu süreçte dikkate almanız gereken önemli adımlar nelerdir, tüm bu sorulara cevap bulmak için sizleri yazımızın geri kalanına davet ediyoruz. Hadi, birlikte bu hukuki konuların üzerine açıklık getirelim.

Avukat için bize ulaşabilirsiniz.

Türk Hukuku'nda, vesayet kurumu, velâyet altında bulunmayan küçükler ile kısıtlanmış kişilerin haklarını korumak amacıyla özel bir hukuki çerçevede düzenlenmiştir. Bu düzenleme, hukuken ehil olmayan bireylerin kişisel ve maddi menfaatlerini koruma ve temsil etme amacını taşımaktadır. Vesayet, hem hukuki zorunluluklar doğrultusunda ortaya çıkabilir hem de bireyin kendi rızası ile mahkemeye başvurarak talep edilebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 404. ve devamı maddelerinde belirtilen hallerde vesayet kurumu uygulama alanı bulur. Bu haller şunlardır: küçüklük, kısıtlama, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve kişinin kendi isteği üzerine. Her bir durum, bireyin özel koşullarına ve ihtiyaçlarına bağlı olarak farklı bir şekilde ele alınır.

Öncelikle, küçüklük durumunda, yasal olarak reşit olmayan bireylerin vesayeti, onların güvenliği ve menfaatleri gözetilerek düzenlenir. Kısıtlama durumu ise, kişinin kendi işlerini bağımsız olarak yönetme yeteneğinin sınırlı olduğu durumları kapsar.

Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile vesayet durumu, hükümlü veya tutuklu bireylerin haklarının korunması amacıyla ortaya çıkar. Son olarak, bireyin kendi isteği üzerine talep ettiği vesayet, özellikle yaşlılık veya sağlık sorunları gibi durumlar söz konusu olduğunda, kişinin kendi menfaatlerini daha etkin bir şekilde korumasına yardımcı olabilir.

Bu vesayet halleri, Türk Hukuku'nda dikkate alınan ve hukuki süreçlerle düzenlenen önemli konulardır. Hukuk sistemimiz, bu vesayet kurumları aracılığıyla bireylerin haklarını koruma ve adaleti sağlama amacını taşımaktadır.

Vesayet Avukatı için bize ulaşabilirsiniz.

Giriş

Vesayet Nedir?

Sık Sorulan Sorular

1) Vesayet ne demek?

Vesayet, bir kişinin hukuki veya maddi bakımdan kendisini koruyamayacak durumda olduğu, ayırt etme yeteneğini tam olarak kullanamadığı veya bu kişinin haklarını ve çıkarlarını başkalarının yardımıyla korumak gerektiği durumlarda, bir başka kişinin (vasi) bu görevi üstlenmesini ifade eder. Vesayet, genellikle küçük yaştaki çocuklar, hukuki olarak kısıtlı olan yetişkinler veya özürlü bireyler gibi durumları içeren hukuki bir kavramdır. Vesayet, kişinin güvenliğini, refahını ve haklarını koruma amacını taşır. Vesayet altındaki kişinin mali işleri, sağlık durumu ve diğer önemli kararları vesayeti üstlenen kişi veya kurum tarafından yönetilir.

2) Vesayet nedir örnek?

Vesayet, bir kişinin hukuki veya maddi bakımdan kendini koruyamayacak durumda olduğu veya ayırt etme yeteneğini tam olarak kullanamadığı durumlarda, bu kişinin haklarını ve çıkarlarını korumak amacıyla atanmış bir başka kişi veya kurum tarafından üstlenilen sorumluluk demektir. Örnek olarak, bir çocuğun ebeveynleri öldüğünde veya çocuğun güvenliği ve refahını sağlayacak uygun bir yetişkin bulunamadığında, mahkeme bir vesayetçi atayabilir. Bu vesayetçi, çocuğun eğitimi, sağlığı, mali durumu ve genel refahı gibi konularda sorumluluk alır.

Başka bir örnek, bir yetişkinin zihinsel veya fiziksel engeli nedeniyle kendi haklarını koruyamayacak durumda olmasıdır. Mahkeme, bu yetişkin için bir vesayetçi atayarak, kişinin mali işleri, sağlık kararları ve diğer önemli konularda yardımcı olur.

Vesayet, kişinin kendi çıkarlarını koruyamadığı durumları ele almak için bir hukuki düzenlemedir ve bu durumlar özür, yaş, hastalık veya diğer sebeplerle ortaya çıkabilir. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

3) Vesayet türleri nelerdir?

Vesayet, farklı ihtiyaçlara ve durumlara göre çeşitli türlerde olabilir. İşte vesayet türlerine örnekler:

  1. Çocuk Vesayeti: Ebeveynleri tarafından korunamayan veya bir yetişkinin rehberliğine ihtiyaç duyan küçük çocuklar için atanabilir. Bu vesayet türü, çocuğun eğitimi, sağlığı ve genel refahını kapsar.

  2. Yetişkin Vesayeti: Zihinsel veya fiziksel engeller nedeniyle kendi çıkarlarını koruyamayan yetişkinler için atanır. Bu tür vesayet, yetişkinin mali işleri, sağlık kararları ve diğer önemli konularda yardımcı olmayı içerir.

  3. Mali Vesayet: Bir kişinin mali durumunu yönetmek amacıyla atanır. Bu tür vesayet, kişinin gelirini yönetme, harcamalarını düzenleme ve mali kararlarını alma yetkisini içerir.

  4. Sağlık Vesayeti: Kişinin sağlık durumuyla ilgili kararları almak ve tedavi süreçlerini yönetmek amacıyla atanır.

  5. Eğitim Vesayeti: Bir kişinin eğitimi ve öğrenimi ile ilgilenmek amacıyla atanır. Bu tür vesayet, öğrencinin eğitimine ilişkin kararları kapsar.

  6. Özel Vesayet: Belirli bir durumu ele almak üzere atanabilir. Örneğin, bir kişinin belirli bir mülkünün yönetimi veya bir vakfın yönetimi için atanabilir.

  7. Toplum Vesayeti: Bir topluluk veya toplumun çıkarlarını korumak amacıyla atanabilir. Bu tür vesayet genellikle kamu hizmeti ve toplumsal refahı amaçlar.

Vesayet türleri, hukuki sistemlere ve ülkeler arasında farklılık gösterebilir, bu nedenle yerel yasal düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

4) Kimler vesayet altındadır?

Vesayet altında olanlar, genellikle korunmaya ihtiyaç duyan bireylerdir. Bu durum, çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. İşte vesayet altında olan bazı gruplar:

  1. Küçük Çocuklar: Ebeveynleri tarafından korunamayacak durumda olan küçük yaştaki çocuklar, mahkeme kararıyla bir vesayetçi tarafından korunabilir.

  2. Kısıtlılar: Zihinsel veya fiziksel engellere sahip olan bireyler, kendi çıkarlarını koruyamayacak durumdaysa, mahkeme tarafından bir vesayetçi atanabilir.

  3. Yaşlı Bireyler: Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan sağlık sorunları veya bilişsel bozukluklar nedeniyle kendi kendilerine bakamayan yaşlı bireyler de vesayet altında olabilir.

  4. Hastalıklar veya Sakatlıklar: Ciddi hastalıklar veya kazalar sonucu uzun süreli bakıma ihtiyaç duyan bireyler, vesayet altında olabilir.

  5. Bağımlılık Sorunları: Alkol, uyuşturucu veya diğer bağımlılıklar nedeniyle kendi çıkarlarını koruyamayan bireyler, vesayet altına alınabilir.

  6. Özel Durumlar: Özel durumları nedeniyle koruma ve yönlendirmeye ihtiyaç duyan bireyler, belirli bir vesayet türü altında olabilir.

Bu gruplar, vesayet altına alınan bireylerin genel kategorilerini temsil etmektedir. Ancak, her durum özeldir ve vesayet altına alınma kararı, bireyin durumuna ve ihtiyaçlarına bağlı olarak mahkeme tarafından belirlenir. Vesayet süreci, bireyin güvenliğini, refahını ve haklarını koruma amacını taşır. Avukat desteği için bize ulaşabilirsiniz.

5) Vasi nasıl olunur?

Vasi olmak için belirli bir prosedür ve yasal süreç izlenmesi gerekir. İşte vasi olma süreci genel olarak şu adımları içerir:

  1. Mahkemeye Başvuru:

    • Vasi olmak isteyen kişi, ilgili sulh hukuk mahkemesine başvurmalıdır.

  2. Başvuru Formu ve Belgeler:

    • Başvuru sahibi, mahkemenin belirlediği başvuru formunu doldurmalı ve gerekli belgeleri sunmalıdır. Bu belgeler arasında nüfus cüzdanı, vasi olma talebinin gerekçesi, ekonomik durumu ve sağlık durumu gibi bilgiler yer alabilir.

  3. Mahkeme İncelemesi:

    • Mahkeme, başvuruyu inceleyerek vasi olmanın gerekliliğini değerlendirir. Gerekirse, mahkeme uzmanlardan rapor alabilir.

  4. Rapor ve İnceleme:

    • Mahkeme, başvuruyu incelemek üzere psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hekim gibi uzmanlardan rapor talep edebilir.

  5. Duruşma:

    • Mahkeme, başvuru sahibi, ilgili kişi ve uzmanların katılımıyla bir duruşma düzenleyebilir.

  6. Karar:

    • Mahkeme, yapılan inceleme ve duruşma sonucunda vasi olma talebini kabul veya reddeder. Vasi atanması durumunda, atanacak vasi de belirlenir.

  7. Vasinin Yükümlülükleri:

    • Vasi atanması durumunda, vasi olacak kişi, mahkemenin belirlediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bu sorumluluklar, vesayet altındaki kişinin mali işleri, sağlık kararları gibi konuları içerir.

Türk Hukuku'nda vasi olma süreci, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlara uygun olarak yürütülür. Bu süreçte, mahkeme tarafından belirlenen kurallar ve şartlara uygun hareket edilmesi önemlidir.

Vesayet davası süreci, belirli bir prosedür dahilinde ilerler ve hukuki yardım almak için bir avukatla çalışmanız tavsiye edilir. Avukat, dava sürecinde size rehberlik edebilir ve hukuki desteği sağlayabilir.

Avukat ve Hukuki Danışmanlık için bize ulaşabilirsiniz.

Vasi Ne Demek?

Türk kanunlarına göre, "vasi" terimi, hukuki olarak ehil olmayan bireylerin haklarını ve menfaatlerini koruma amacını taşıyan bir kavramı ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nda vesayet hükümleri, bu konuda detaylı düzenlemeler içermektedir.

Vesayet, genellikle aşağıdaki durumları içerir:

1. Küçüklük: Yasal olarak reşit olmayan bireylerin korunması amacıyla vesayet uygulanabilir.

2. Kısıtlama: Bir kişinin kendi işlerini bağımsız olarak yönetme yeteneğinin sınırlı olduğu durumlar vesayet kapsamında değerlendirilir.

3. Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza: Hükümlü veya tutuklu bireylerin haklarını korumak için vesayet uygulanabilir.

4. Kişinin İsteği Üzerine: Bireyin kendi isteği doğrultusunda, özellikle yaşlılık veya sağlık sorunları gibi durumlarda vesayet talep edilebilir.

Bu durumlar, hukuki düzenlemelerle belirlenmiş olup, vesayet altındaki kişinin hakları ve çıkarları koruma altına alınır. Vesayet uygulaması, mahkemeler tarafından belirlenen süre ve koşullara göre şekillenir. Vesayet altındaki kişinin durumu düzenli olarak gözden geçirilir ve gerektiğinde değişiklik yapılabilir. Bu düzenlemeler, hukuki süreçlerle yönetilen ve bireylerin haklarını koruma amacını taşıyan önemli bir hukuki kavramı temsil eder.

Vasi Tayini Talebi

Küçüklerin ve belirli hukuki durumlarda kısıtlı olan bireylerin temsilini sağlamak üzere gerçekleştirilen hukuki işlemlerde, bu kişilere bir vasi atanması zorunluluğu Türk Medeni Kanunu tarafından belirlenmiştir. Vasi atanması davası, basit yargılama usulüne tabi olarak hasımsız bir şekilde açılır ve adli tatil sürecinde dahi görülmeye devam eder. Bu işlemlerde yetkili ve görevli mahkeme, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir. Önemli bir not ise, kanuni düzenlemelere göre vasi ancak mahkeme kararı ile atanabilir ve noterden vasi tayini yapılamaz.

Vasinin atanmasıyla ilgili koşullar Türk Medeni Kanunu'nun 413. Maddesi'nde detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, vesayet makamı, bu görevi yerine getirebilecek yetenekte bir ergin bir kişiyi vasi olarak atar. Gerektiğinde, vesayet makamı tarafından belirlenen yetkiler doğrultusunda birlikte veya ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden fazla vasi atanabilir. Ancak, rızaları bulunmadıkça birden çok kişi vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.

Vasinin atanmasında öncelik, vasi olarak atanacak kişinin eş ve hısımlarından seçilmesine verilmiştir. Haklı sebepler bulunmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini atanmasına özen gösterir. Bu atamada, yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler önemli bir etken olarak değerlendirilir.

Atanacak vasinin seçiminde ilgili kişinin isteği de büyük önem taşır. Haklı sebepler bulunmadıkça, vasiliğe atanacak kişi, vesayet altına alınacak kişinin veya ana-babasının gösterdiği kimse olur. Ayrıca, vesayet altına alınan kişinin yerleşim yerinde oturanlar arasından vasiliğe atanacak kişiler, atanmayı kabul etmekle yükümlüdür. Ancak, aile meclisi tarafından atanmışlarsa, bu durumda vasiliği kabul etmekle yükümlü değillerdir.

Vasi tayini avukatı için bize ulaşabilirsiniz.

Vasilikten Kaçınma Sebepleri

Vasilikten Kaçınma Sebepleri:

  1. Altmış yaşını doldurmuş olanlar: Altmış yaşını geçmiş bireyler, vasilik görevini yerine getirmekten kaçınabilirler. Bu durum, yaşın getirdiği fiziksel ve zihinsel sınırlamalara dayanır.

  2. Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar: Bedensel engellere veya sürekli hastalıklara sahip olanlar, vasilik görevini yerine getirmekte güçlük çekecekse, bu görevden kaçınabilirler.

  3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar: Dörtten fazla çocuğun velisi olan bireyler, yoğun sorumlulukları nedeniyle vasilik görevinden kaçınabilirler.

  4. Üzerinde vasilik görevi olanlar: Başka bir kişi üzerinde zaten vasilik görevi bulunanlar, aşırı yüklenmeyi önlemek amacıyla yeni bir vasilik görevinden kaçınabilirler.

  5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları: Devlet görevlileri, yüksek sorumlulukları ve kamu görevi nedeniyle vasilik görevinden kaçınabilirler.

Vasiliğe Engel Olan Sebepler

Vasiliğe Engel Olan Sebepler:

  1. Kısıtlılar: Kısıtlı olan bireyler, yasal kısıtlamalar nedeniyle vasilik görevine atanamazlar.

  2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler: Kamu hizmetinden yasaklanmış veya haysiyetsiz bir hayat süren kişiler, vasilik görevine atanamazlar.

  3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar: İlgili kişinin menfaati ile çatışan veya aralarında düşmanlık bulunan bireyler, vasilik görevine atanamazlar.

  4. İlgili vesayet daireleri hâkimleri: Vesayet daireleri hâkimleri, nesnel bir perspektifi korumak amacıyla vasilik görevine atanamazlar, çünkü bu durum tarafsızlığı zedeler.

Vasinin Atanması

Vesayet makamı, hukuki süreçlerin doğru ve adil bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olan önemli bir kurumdur. Hukuken ehil olmayan bireylerin haklarını koruma amacıyla vasi atanması gerektiğinde, vesayet makamı gecikmeksizin harekete geçmekle yükümlüdür. Bu süreç, ergin olmayanların kısıtlanmasını da içerebilir, ancak alınan kısıtlama kararı, birey ergin olduğunda geçerli olur ve vesayet altına alma sürecini içermez; bu durumdaki bireyler genellikle velâyet altında bırakılır.

Vesayet işlemleri gerektiğinde, vesayet makamı, vasi atanmasından önce re'sen gerekli önlemleri alır. Örneğin, kısıtlanması istenen bireyin fiil ehliyeti geçici olarak kaldırılabilir ve kendisine bir temsilci atanabilir. Vesayet makamının aldığı kararlar ilân edilir ve ilgili taraflara tebliğ edilir.

Vasiliğe atanmış bir kişi, atanmanın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Aynı şekilde, atamanın kanuna aykırı olduğunu düşünen herkes de on gün içinde itirazda bulunabilir. Vesayet makamı, bu itirazları değerlendirir ve vasilikten kaçınma veya itiraz sebeplerini yerinde görürse yeni bir vasi atanır; aksi takdirde, durumu denetim makamına bildirir.

Ancak, vasiliğe atanan kişi, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yeni bir vasi atanana kadar görevlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kişiye ve vesayet makamına bildirir. Vasiliğe atanmış kişinin görevden alınması durumunda, vesayet makamı derhal yeni bir vasi atanır.

Vasi tayini dilekçesi için bize ulaşabilirsiniz.

Vasinin Görevleri Nelerdir?

Vasinin görevleri TMK 438 ile 457. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Vasiliğe atanma kararı kesinleştikten sonra, vasi ve vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, yönetilecek malvarlığının düzenli bir şekilde takip edilebilmesi amacıyla derhal bir defter tutulur. Bu defter, malvarlığının doğru ve şeffaf bir biçimde yönetilmesini sağlamak için önemli bir araçtır.

  • Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge gibi malvarlığının yönetimi açısından kritik unsurlar, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yerde saklanır. Ancak, malvarlığı yönetimi için herhangi bir sakınca olmadığı durumlarda, vesayet altındaki kişinin menfaatine uygun bir şekilde bu değerli şeyler, vesayet makamının talimatları doğrultusunda açık artırmayla satılabilir. Hâkim, özel durumları ve taşınırın niteliğini göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Özellikle, vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.

  • Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticari, sınai veya benzeri bir işletme bulunuyorsa; vesayet makamı, bu işletmelerin işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatları verir. Bu talimatlar, işletmenin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini veya varlıkların en iyi şekilde değerlendirilmesini amaçlar.

  • Paranın yönetimi de özenle ele alınır. Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde bulunan ve işletmeye yarar sağlamayan paralar, vesayet makamının belirlediği bir milli bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir. Bu süreci bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür. Bu sayede, vesayet altındaki kişinin malvarlığı, etkili bir şekilde yönetilerek korunmuş olur.

  • Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı doğrultusunda ve sadece vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiğinde mümkündür. Satış işlemi, vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından vasi hazır olduğu halde açık artırmayla gerçekleştirilir. İhale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanır ve onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Ancak denetim makamı, özel durumları ve taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak istisnai olarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

  • Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. Ancak vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.

  • Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi, onun görüşünü olanak ölçüsünde önemli işlerde almalıdır. Ancak vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

  • Vesayet altındaki kişiye bir meslek veya sanatın yürütülmesi için vesayet makamı tarafından izin verilmişse, o kişi bu işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur. Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.

  • Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her yıl en az bir defa hesabı incelemesine sunmakla yükümlüdür.

  • Vasi, genellikle iki yıl için atanır. Vesayet makamı, süreyi her defasında iki yıl uzatabilir. Dört yılın sonunda vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

  • Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret talep edebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutularak her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.

Vasinin Değiştirilmesi

Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir. Vasinin değiştirilmesine dair kararlar ise küçük veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet makamı tarafından verilir.

Vesayet makamının izni doğrultusunda, vesayet altındaki birey yerleşim yerini değiştirebilir. Bu durumda, yetki değişikliği yeni yerleşim yerindeki vesayet makamına geçer. Bu esas, vesayet altındaki kişinin yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik bir adım atabilmesine olanak tanır.

Vesayet altındaki kişinin menfaati tehlikeye düştüğünde, vasinin yetersizliği durumunda, vasinin kusuru olmasa bile vesayet makamı vasiyi görevden alabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki birey veya ilgili diğer kişiler, vasinin görevden alınmasını talep edebilir. Vasinin görevden alınmasını gerektiren durumlar herhangi bir durumda ortaya çıkarsa, vesayet makamı bu durumu resen tespit ederek vasiyi görevden alabilir. Ancak bu karar öncesinde gerekli araştırmalar yapılıp, vasinin dinlenilmesi sağlanır ve vesayet makamı, vasiyi görevden alma kararını dikkatlice değerlendirir. Bu süreç, vesayet altındaki bireyin güvenliği ve refahının en üst düzeyde korunmasını sağlamak amacıyla titizlikle uygulanır.

Vasinin değiştirilmesi hakkında daha fazlası için bize ulaşabilirsiniz.

Vesayet İşlerindeki Yetki İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/12833 E., 2021/15608 K.

"Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, “Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. “Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” TMK m.412'de ise "Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan ... (...) Sulh Hukuk Mahkemesi'nce TMK m.412/1'e göre verilmiş bir izin kararı olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ... (...) Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir."

Vesayet İşlemleriyle İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/863 E., 2021/1063 K.

"Bir davada dava ehliyeti olmayanlar, yasal temsilcileri eliyle temsil edilirler (HMK. m.52). Bu sebeple, küçük veya kısıtlı olan kişinin, kendisi dava açamaz; kanuni temsilcisi olan velisi, vasisi veya kayyımının onun adına dava açması ve bu tür kişinin davalı olarak gösterildiği bir davada, usul işlemlerini onun adına yasal temsilcisi yapması gerekir.

TMK'nın "Vesayet Makamından İzin Başlıklı" 462/8. maddesi ile, acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması işlemlerinin vesayet makamının iznine tabi olduğu hüküm altına alınmış olup anılan hüküm gereğince, kısıtlının temsilcisi tarafından, kısıtlı adına dava açılabilmesi ve davaya devam edilebilmesi için vesayet makamının vasiye dava açma yetkisi (izni) vermiş olması gerekir. (HMK. m. 54)

Vasinin izin almaksızın dava açması durumunda, mahkemece, vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere uygun bir süre verilmesi gerekir. Bu husus yerine getirilmeden yargılama yapılarak davanın sonuçlandırılması kanuna aykırıdır."

Siz de bize ulaşarak avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz

Bize Katılın ve Güncel Bilgilerden Haberdar Olun.