Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesi Davası

Taşınmaz, Sınır düzeltilmesi, Taşınmaz yüzölçümü, Tapu, Miktar tezyidi, Gayrimenkul, Gayrimenkul avukatı, Avukat, Ankara avukat, Kadastro, Kadastro avukatı, Yüzölçümü düzeltilmesi,

BORÇLAR HUKUKUGAYRIMENKUL HUKUKU

Ceylin Su Demirel

2/18/202415 min oku

green grass field during daytime
green grass field during daytime

Taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası, gayrimenkul mülkiyetine ilişkin önemli bir hukuki süreçtir. Bu dava taraflar arasında yaşanan sınır anlaşmazlıklarının çözümünde başvurulan bir yoldur ve taşınmazın yüzölçümünde doğru bir belirlenme sağlanması amacıyla başlatılır. Taşınmazlar arasındaki sınırların net bir şekilde çizilmesi, tapu kayıtlarının güncellenmesi ve mülkiyet haklarının korunması bu davaların ana hedeflerindendir. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların adil ve objektif bir şekilde çözülmesini sağlayan bu süreç, genellikle mahkeme kararlarıyla sonuçlanır ve kararlar tapu kayıtlarına yansıtılarak resmiyet kazanır. Bu dava süreci, taşınmaz mülkiyetinin sağlam bir zeminde yürütülmesi ve hukuki güvence altına alınması için önemli bir araçtır.

Avukat için bize ulaşabilirsiniz.

Taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası, taşınmaz mülkiyetine dair önemli bir hukuki süreçtir. Bu dava, genellikle tapu kayıtlarında belirtilen yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasındaki farklılıkların giderilmesi amacıyla başlatılır. Söz konusu farklılıkların düzeltilmesi ve taşınmazın gerçek durumuna uygun bir şekilde kaydedilmesi için adım atılması gerekmektedir. Bu süreç, sınır ve yüzölçümü düzeltimi olarak da adlandırılır ve bazen "mesaha tashihi" veya "miktar tezyidi" davaları olarak da anılır.

Taşınmaz mülkiyetinin belirlenmesi ve kaydedilmesi, mülkiyet sahipleri arasındaki olası anlaşmazlıkların önlenmesi ve mülkiyet haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, tapu kayıtlarının gerçek durumu yansıtacak şekilde düzeltilmesi için bu tür davaların açılması ve mahkeme kararlarıyla sonuçlandırılması önemlidir. Bu süreçte, taşınmazın sınırları ve yüzölçümü konusundaki belirsizlikler giderilerek, mülkiyet sahiplerinin haklarının güvence altına alınması hedeflenir.

Sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davaları genellikle mahkeme süreciyle yürütülür ve uzman görüşlerine başvurularak gerçek yüzölçümü belirlenmeye çalışılır. Mahkeme kararıyla taşınmazın sınırları ve yüzölçümü belirlenir ve tapu kayıtlarına işlenir. Bu süreç, taşınmaz mülkiyetinin netleştirilmesi ve hukuki belirsizliklerin giderilmesi için önemli bir adımdır.

Gayrimenkul Avukatı için bize ulaşabilirsiniz.

Giriş

Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesi Davası

Sık Sorulan Sorular

1) Arsanın sınırının düzeltilmesi nasıl olur?

Arsanın sınırının düzeltilmesi genellikle mahkeme kararıyla gerçekleştirilir. İşte bu sürecin adımları:

1. Uzman İncelemesi ve Rapor: Arsanın sınırının düzeltilmesi istendiğinde, genellikle bir uzman veya mühendis görevlendirilir. Bu uzman, arsanın fiziki özelliklerini inceleyerek mevcut sınırları belirler ve gerekirse ölçümler yapar. Ardından, bir rapor hazırlar ve mahkemeye sunar.

2. Dava Açılması: Arsanın sınırının düzeltilmesi için mahkemeye dava açılır. Dava dosyasında, uzman raporu ve diğer deliller sunulur. Davayı arsa sahibi veya arsa sahipleri açabilir.

3. Mahkeme Kararı: Mahkeme, dava dosyasını inceleyerek ve gerekirse yerinde incelemeler yaparak kararını verir. Mahkeme, uzman raporunu ve diğer delilleri göz önünde bulundurarak arsanın sınırının nasıl düzeltilmesi gerektiğine karar verir.

4. Tapu Kaydının Güncellenmesi: Mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte, tapu kaydı gerekli düzeltmeler yapılarak güncellenir. Yeni sınırlar tapu kaydına işlenir ve arsanın mülkiyet durumu güncellenmiş olur.

Bu süreçte, yerel yasal düzenlemeler ve uygulamalar da önemli rol oynar. Arsanın sınırının düzeltilmesi sürecinde, mahkeme süreciyle birlikte tapu müdürlükleri ve diğer ilgili kurumlar da işbirliği içinde çalışır.

2) Tapu parsel sorgu nasıl yapılır?

Tapu parsel sorgulaması genellikle Türkiye'deki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesi üzerinden yapılır. İşte adımlar:

1. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün Resmi Web Sitesini Ziyaret Edin: İlk adım olarak, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün resmi web sitesini ziyaret edin. Siteye tarayıcınızın adres çubuğuna "https://www.tkgm.gov.tr/" yazarak veya arama motorunda "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü" şeklinde aratarak ulaşabilirsiniz.

2. Hizmetler Menüsünden "Parsel Sorgulama" Seçeneğini Bulun: Ana sayfada veya menüler arasında "Hizmetler" veya benzeri bir başlık altında "Parsel Sorgulama" veya "Tapu Sorgulama" gibi bir seçenek bulunur. Bu seçeneği bulun ve tıklayın.

3. Gerekli Bilgileri Girin: Parsel sorgulama ekranında genellikle araziye ilişkin bilgileri girmeniz istenir. Burada genellikle arazinin il, ilçe, mahalle veya köy gibi coğrafi bilgilerini girmeniz gerekebilir. Ayrıca araziye ait tapu numarası veya ada-parsel bilgilerini de girmeniz istenebilir.

4. Sorgulama Yapın: Gerekli bilgileri girdikten sonra, "Sorgula" veya "Ara" gibi bir butona tıklayarak sorgulamayı başlatın.

5. Sonuçları İnceleyin: Sorgulama sonuçları genellikle ekranda hemen görüntülenir. Arsa ile ilgili tapu kaydı, ada-parsel bilgileri ve diğer detaylar bu sonuçlar arasında yer alabilir.

Tapu parsel sorgulamasını tamamladıktan sonra, istediğiniz bilgileri kaydedebilir veya yazdırabilirsiniz. Ayrıca, web sitesindeki iletişim bilgilerini kullanarak herhangi bir sorunuz veya sorununuz varsa ilgili yetkililere ulaşabilirsiniz. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

3) Web tapu sorgulama nasıl yapılır?

Web üzerinden tapu sorgulama işlemi genellikle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün resmi web sitesi üzerinden gerçekleştirilir. İşte adım adım bir web tapu sorgulama nasıl yapılır:

1. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Web Sitesini Ziyaret Edin: İnternet tarayıcınızın adres çubuğuna "https://www.tkgm.gov.tr/" adresini yazarak veya arama motoruna "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü" şeklinde aratarak resmi web sitesine ulaşın.

2. E-Hizmetler veya Tapu Sorgulama Sayfasına Erişin: Ana sayfada genellikle "E-Hizmetler" veya "Tapu Sorgulama" gibi bir bağlantı bulunur. Bu bağlantıya tıklayarak tapu sorgulama sayfasına erişebilirsiniz.

3. Giriş Yapın veya Kayıt Olun (Gerekirse): Web tapu sorgulama işlemi genellikle TC Kimlik Numarası ve e-devlet şifresiyle yapılır. Eğer daha önce e-devlet sisteminde kayıtlı değilseniz, kayıt olmanız gerekebilir. E-devlet sistemine giriş yapmak için resmi e-devlet giriş sayfasına yönlendirilebilirsiniz.

4. Tapu Bilgilerini Girin: Giriş yaptıktan sonra, tapu sorgulama ekranında istenen bilgileri girin. Genellikle arazinin il, ilçe, mahalle veya köy gibi coğrafi bilgilerini ve tapu numarasını veya ada-parsel bilgilerini girmeniz istenir.

5. Sorgulama İşlemini Tamamlayın: Gerekli bilgileri girdikten sonra, "Sorgula" veya "Ara" gibi bir butona tıklayarak sorgulama işlemini tamamlayın.

6. Sonuçları İnceleyin: Sorgulama sonuçları genellikle ekranda görüntülenir. Arsa ile ilgili tapu kaydı, ada-parsel bilgileri ve diğer detaylar bu sonuçlar arasında yer alır.

Sorgulama sonuçlarını istediğiniz şekilde kaydedebilir veya yazdırabilirsiniz. Ayrıca, web sitesindeki iletişim bilgilerini kullanarak herhangi bir sorunuz veya sorununuz varsa ilgili yetkililere ulaşabilirsiniz. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

4) Tapu sorgulama nasıl yapılır?

Tapu sorgulama işlemi genellikle Türkiye'de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün resmi web sitesi üzerinden gerçekleştirilir. İşte adım adım bir tapu sorgulama nasıl yapılır:

1. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Web Sitesini Ziyaret Edin: İnternet tarayıcınızın adres çubuğuna "https://www.tkgm.gov.tr/" adresini yazarak veya arama motoruna "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü" şeklinde aratarak resmi web sitesine ulaşın.

2. Hizmetler veya E-Hizmetler Menüsünden "Tapu Sorgulama" Seçeneğini Bulun: Ana sayfada veya menüler arasında genellikle "Hizmetler" veya "E-Hizmetler" gibi bir başlık altında "Tapu Sorgulama" seçeneği bulunur. Bu seçeneği bulun ve tıklayın.

3. Gerekli Bilgileri Girin: Tapu sorgulama ekranında genellikle arazinin il, ilçe, mahalle veya köy gibi coğrafi bilgilerini girmeniz istenir. Ayrıca, arazinin tapu numarası veya ada-parsel bilgileri gibi tapu bilgilerini de girmeniz gerekebilir.

4. Sorgulama İşlemini Tamamlayın: Gerekli bilgileri girdikten sonra, "Sorgula" veya "Ara" gibi bir butona tıklayarak sorgulama işlemini tamamlayın.

5. Sonuçları İnceleyin: Sorgulama sonuçları genellikle ekranda hemen görüntülenir. Tapu kaydıyla ilgili bilgiler, arsanın ada-parsel numarası, sahibinin adı, tapu türü gibi detaylar bu sonuçlar arasında yer alır.

Sorgulama sonuçlarını istediğiniz şekilde kaydedebilir veya yazdırabilirsiniz. Ayrıca, web sitesindeki iletişim bilgilerini kullanarak herhangi bir sorunuz veya sorununuz varsa ilgili yetkililere ulaşabilirsiniz. Avukat desteği için bize ulaşabilirsiniz.

5) Tapu harcı ne kadar?

Tapu harcı, Türkiye'de taşınmaz mal devir işlemlerinde ödenen bir vergi türüdür. Taşınmaz malın değerine göre değişiklik gösterebilir. Ödenecek tapu harcı miktarı, tapuda belirtilen satış bedeli veya tapu değeri üzerinden hesaplanır ve buna göre bir oran üzerinden alınır. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu yerin belediyesi tarafından belirlenen emlak vergi değeri de baz alınabilir.

Tapu harcı, bir oran üzerinden hesaplandığı için sabit bir tutarı yoktur. Ancak, genelde tapu işlemlerinde ödenen tapu harcı oranı %4 olarak uygulanmaktadır. Yani, taşınmazın değeri üzerinden %4'lük bir oran alınarak tapu harcı hesaplanır. Örneğin, bir taşınmazın satış bedeli 100.000 TL ise, tapu harcı 100.000 TL x 4/100 = 4.000 TL olacaktır.

Ancak, tapu harcı miktarı taşınmazın bulunduğu yerin emlak vergi değeri, tapu değeri gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, tapu harcı miktarını kesin olarak öğrenmek için tapu işlemlerini yapacağınız tapu müdürlüğüne başvurmanız veya avukat ve hukuki danışmanından bilgi almanız tavsiye edilir.

Avukat ve Hukuki Danışmanlık için bize ulaşabilirsiniz.

Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

Taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası, çekişmesiz yargı işlerinden biri olup, genellikle hasımsız olarak açılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 383. maddesi, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, başka bir düzenleme olmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirtir. Bu nedenle, bu tür bir davanın görevli mahkemesi sulh hukuk mahkemesidir.

Ayrıca, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesine göre yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Dolayısıyla, taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davasıyla ilgili olarak yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesidir.

Bu davanın açılması için taşınmaz maliki veya onun mirasçıları yetkilidir. Taşınmazın mevcut sahibi veya sahipleri, tapu kayıtlarındaki sınırların veya yüzölçümün gerçek durumuyla uyumsuz olduğunu düşündüklerinde, sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası açma hakkına sahiptirler. Bu davada, taşınmazın gerçek durumuna ilişkin deliller sunularak mahkeme tarafından karar verilir ve tapu kayıtları gerekli düzeltmelerle güncellenir. Bu süreç, taşınmaz mülkiyetinin netleştirilmesi ve hukuki belirsizliklerin giderilmesi için önemli bir adımdır.

Taşınmaz Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesi

Türk Borçlar Kanunu'nun 244. maddesi, satılan taşınmaz malın yüzölçümünün satış sözleşmesinde belirtilen miktarı karşılamadığı durumlarda satıcının alıcıya tazminat ödemekle yükümlü olduğunu belirtir. Ancak, tapu sicilinde yazılı yüzölçümü, resmi bir ölçüme dayanıyorsa ve bu ölçüm tapu siciline yazılmış ise, satıcı özellikle bu konuda bir taahhütte bulunmadıkça tazminat ödeme yükümlülüğünden muaftır.

Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu'na göre, bir yapının ayıplı olmasından kaynaklanan davalarda, mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yıl içinde dava açılması gerekmektedir. Ancak, satıcının ağır kusuru bulunması durumunda bu süre 20 yıla kadar uzayabilir.

Bununla birlikte, Tapu Kanunu'nun 31. maddesi, tapu sicilinde yazılı yüzölçümünden fazla çıkan taşınmazların, bitişik araziye el uzatmamak ve sınırlarda değişiklik yapmamak şartıyla mahkeme kararıyla tescil edilebileceğini belirtir. Mahkeme, bu tür durumları inceleyerek karar verir ve tapu siciline bu kararla birlikte kayıt yapılır. Mahkeme kararına ek olarak, tapu fen memurları veya mühendisler tarafından hazırlanan harita da tapu kaydına eklenir. İtiraz durumunda ise genel hükümler çerçevesinde dava açılabilir.

Taşınmaz sınır ve yüzölçümü davası için bize ulaşabilirsiniz.

Sınır ve Yüzölçümü Davası Şartları Nedir?

Taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası açabilmek için belirli şartların sağlanması gerekmektedir:

1. Kayıtta Bulunan Sınırlar ve Yüzölçümü Önceden Dava ile Düzeltilmemiş Olmalıdır: Taşınmazın sınırları veya yüzölçümüyle ilgili daha önce bir dava sonucunda karar verilmişse, sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası açılamaz.

2. Taşınmazın Sınırı Belirli ve Sabit Olmalıdır: Yargıtay kararlarına göre, taşınmazın sınırlarında çeşitli doğal unsurlar bulunması (örneğin çatak, bayır, kayalık, dere vb.) durumunda değişkenlikler ortaya çıkabilir ve bu durumda sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası açılamaz. Ancak, yol veya ırmak gibi unsurların varlığı durumunda, somut olaya göre değişkenlikler belirlenir ve buna göre dava açılabilir veya reddedilebilir. Mera kaydının bulunması durumunda ise, komşu taşınmazın zilyetliğinde olmayan ve iskan suretiyle edinilmiş mera, meralık kaydının kaldırılmasını gerektirebilir.

2. Taşınmazın Gerçek Yüz Ölçümü Sicildekinden Fazla Olmalıdır: Taşınmazın fiziki yüzölçümü, tapu sicilinde kaydedilenden daha fazla olmalıdır. Ayrıca, bu fazla yüzölçümünün komşu taşınmazların alanını ihlal etmemesi önemlidir.

4. Taşınmazın Ölçekli Krokisi Bulunmamalıdır: Tapu Kanunu'nun 719. maddesine göre, taşınmazın sınırları, tapu plânları ve arazideki sınır işaretleriyle belirlenir. Ölçekli krokisinin bulunmaması, tapu plânı ve arazideki işaretlerin birbirini tutmaması durumunda, asıl olan plândaki sınır geçerli kabul edilir. Ancak, heyelan bölgesi olarak belirlenen yörelerde bu kural uygulanmaz.

Bu şartlar doğrultusunda, taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası açılabilir.

Gayrimenkul davası için bize ulaşabilirsiniz.

Sınır ve Yüzölçümü Davasında Neler Talep Edilemez?

Sınır ve yüzölçümü davasında belirli hususlar talep edilemez:

1. Taşınmazın Harita ile Belirlenmiş Bir Kaydı Mevcut İse Kayıttaki Miktar Düzeltilemez: Eğer taşınmazın harita ile belirlenmiş bir kaydı varsa, bu kayıttaki miktar düzeltilmez. Yani, tapu sicilinde belirtilen yüzölçümü, harita ile belirlenmişse, bu miktar değiştirilemez.

2. Kadastro İşlemleriyle Kesinleşmiş Taşınmazlarda Miktar Farklılıkları, Teknik Hatalar Sebebiyle Ortaya Çıkmış İse Taşınmaz Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesi Dava ile Talep Edilemez: Kadastro işlemleriyle kesinleşmiş taşınmazlarda miktar farklılıkları veya teknik hatalar sebebiyle ortaya çıkan durumlar, taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası ile talep edilemez. Bu tür durumlarda, ilgili kadastro müdürlükleri yetkilidir ve bu kurumlara başvurulmalıdır.

3. Taşınmazın Sınırının Düzeltilmesi İstendiğinde Eğer Ki Tapu Kaydı Değiştirilebilir Nitelikte İse Dava Kabul Edilmeyecektir: Eğer taşınmazın sınırının düzeltilmesi talep ediliyorsa ve bu düzeltme tapu kaydının değiştirilebilir nitelikte ise, dava kabul edilmez. Çünkü tapu kaydının değiştirilebilir olduğu durumlarda, sınırın düzeltilmesi için mahkemeye başvurulması gereksiz olabilir.

4. Kadastro Tekniklerine Uygun Olarak Hazırlanmış Krokiye Göre Oluşturulmuş Tapularda Sınır Düzeltilmesi İstenemez: Eğer taşınmazın sınırları, kadastro tekniklerine uygun olarak hazırlanmış bir krokiye göre oluşturulmuş ise, bu durumda sınır düzeltilmesi istenemez. Bu krokiler, taşınmazın sınırlarının doğru bir şekilde belirlenmesi için kadastro tekniklerine uygun olarak hazırlanmıştır ve bu nedenle bu krokilere dayanarak sınır düzeltilmesi talep edilemez.

Sınır ve Yüzölçümü Davasında Taraf Ehliyeti

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/9024 E., 2018/8338 K.

"Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekili tarafından; öncesi 3 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacılar murisi ..'ın da hissedar olduğu, komşu taşınmazlarla evveliyatı bir bütün halindeyken Silvan Kadastro Müdürlüğünün ek kararı ile yapılan taksim çalışmaları sonucu yüzölçümlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek, ... Kanununun 31. maddesi gereği yüzölçümlerinin düzeltilmesini talep etmiştir. Ancak dosya içerisinde yer alan ... kaydında; davacılar murisi ...'ın dava konusu 3 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissesini 17.05.1990 tarihinde ...'ye sattığı, taşınmazda payının kalmadığı anlaşılmaktadır.

Davacılar murisinin ... kaydında malik sıfatı bulunmadığından davacıların da aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.

Bu nedenle davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir."

Sınır ve Yüzölçümü Davasında Dava Şartı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2011/2262 E., 2011/6432 K.

"3402 sayılı Kadastro Kanununun 22.2.2005 tarih ve 5304 sayılı Yasayla Değişik 41.maddesinin 1.fıkrasında; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir....” 2.fıkrasında ise; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” denilmektedir. Madde metninde de açıklandığı gibi, kadastro tespitleri sırasında taşınmazların geometrik durumları tespit edilirken ölçüm, tersimat ve teknik hesaplardan doğan fenni hatalar olabilir. Kadastro Kanununun 41.maddesinde tutanakların bu haliyle kesinleşmesi halinde, ilgililerin mahkemeye başvurmalarına gerek kalmadan idari yoldan hataların düzeltilmesi amaçlanmıştır. Bu maddeyle tanınan düzeltme yetkisi sınırlıdır. Mülkiyetin aktarılması, bir hakkın ihdası, tadili veya terkinini gerektirecek hususlar düzeltmeye konu edilemez. Başka bir anlatımla, bir taşınmazda mülkiyet değişikliği bu maddenin kapsamı dışındadır. Taşınmazın paftasında gösterilmekle birlikte ölçü sırasında yanlış okuma ve yazmalardan dolayı teknik hatalar, yanlış işaretlemeler gibi hususlar bu madde kapsamındadır.

Somut olaya gelince, davacı 30 dönüm taşınmazının yaklaşık 8 dönümünün adına tespit olduğunu açıkladığına göre, talebin açıklanan madde kapsamında olmadığı sabittir. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, HMK.nun 31 (HUMK.nun 75/2) maddesi gereğince davacıya talebi açıklatılarak, HMK.nun 194.maddesine göre, dava konusu taşınmaz bölümünün gerekirse mahallinde keşif yapılarak somutlaştırılması, buna göre tespit edilecek nizalı taşınmaz bölümü Hazine adına tapuya kayıtlı bulunan yerlerden ise her ne kadar dava Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, bu hususun temsilcide yanılma niteliğinde değerlendirilmesiyle, davada Hazine vekil tarafından temsil edildiğine göre uyuşmazlığın esasına ilişkin araştırma ve inceleme yapılması ve taşınmazın davacının murislerinden intikal ettiği bildirildiğine göre gerekirse dava şartı üzerinde durulması, ondan sonra oluşacak durum ve taraf delillerinin toplanarak hüküm kurulmasıdır. Maddi olay ve hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır."

Siz de bize ulaşarak avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz

Bize Katılın ve Güncel Bilgilerden Haberdar Olun.