Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası

Hakaret, Manevi tazminat, Avukat, Ceza Avukatı, Tazminat, Hakaret avukat, Tazminat avukat, Dava, Dava avukatı, Hakaret nedeniyle tazminat, Suç, Ankara avukat

CEZA HUKUKUBORÇLAR HUKUKU

Av. İbrahim Altuğ Eliri

1/28/202414 min oku

a desk with a sign on it that says defend
a desk with a sign on it that says defend

Günümüzde, bireyler arasındaki iletişimde sıklıkla karşılaşılan küfür ve hakaret gibi saldırgan ifadeler, hukuki anlamda önemli sorunları beraberinde getirmektedir. Bu tür dil kullanımının, bireylerin manevi huzurunu bozma potansiyeli büyük olup, bu durumun yasal sonuçları da giderek artmaktadır. Manevi değerlere yapılan saldırıların hukuki bir çerçevede ele alındığı durumlardan biri de manevi tazminat davalarıdır. Bu bağlamda, küfür ve hakaretin neden olduğu manevi zararların tazmini amacıyla açılan davalarda, hukuki süreç ve talepler oldukça özenli bir şekilde ele alınmalıdır. Bu yazıda, küfür ve hakaret nedeniyle manevi tazminat davası sürecini anlamak ve bu tür durumlarla başa çıkmak adına izlenmesi gereken hukuki yolları inceleyeceğiz.

Avukat için bize ulaşabilirsiniz.

Türk hukukunda, bireyler arasında gerçekleşen iletişimde karşılaşılan hakaret ve küfürlere karşı yasal bir çerçeve, Türk Ceza Kanunu'nun 125-131. maddeleri aralığında titizlikle çizilmiştir. Bu maddeler, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alarak, kişilik haklarına yönelik saldırıları suç kapsamına almaktadır. TCK m. 125-131, hakaret suçunu tanımlayarak bu tür eylemlerin cezai yaptırımlarını belirlemekte ve hukuki süreci düzenlemektedir. Özellikle bireyler arasında gerçekleşen hakaret olayları, sadece cezai yaptırımlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda manevi tazminat davalarına da yol açabilmektedir.

TCK madde 125

"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)46 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır."

Hakaret eylemi, sadece cezai yaptırımların ötesinde, bireyin kişilik haklarına da zarar vererek özel hukuk alanında haksız fiil oluşturmaktadır. Bu bağlamda, ortada haksız bir fiil bulunması ve bu fiilin sonucunda bir zarar ortaya çıkması durumunda, hukuki süreç zararın tazmin edilmesini gerektirmektedir. Türk hukukunda, zararın giderilmesi için maddi ve manevi tazminat olanağı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri, kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde saldırılan bireyin, hâkimden saldırıda bulunanlara karşı koruma isteyebileceği yasal bir temele dayanmaktadır. Bu hükümler, kişinin onur ve şerefine yönelik saldırılara karşı hukuki korumayı sağlamak adına önemli bir rol oynamakta ve manevi tazminat davalarının temelini oluşturmaktadır.

Ceza Avukat için bize ulaşabilirsiniz.

Giriş

Hakaret Suçu ve Cezası

Sık Sorulan Sorular

1) Hakaret suçu nedir?

Hakaret, bir kişinin onur, şeref veya saygınlığına yönelik saldırgan ve aşağılayıcı sözler söyleme veya davranışlarda bulunma eylemidir. Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçu, TCK'nın 125. maddesinde düzenlenmiştir.

TCK madde 125'e göre, bir kimseye hakaret etmek, o kişinin onur, şeref veya saygınlığına saldırıda bulunmak anlamına gelir. Hakaret suçunun işlenmesi için söz konusu eylemin bir başkasına yönelik olması ve bu eylemin aşağılayıcı nitelikte olması gerekmektedir. Ayrıca, hakaret suçunda sözlü ifadelerin yanı sıra yazılı veya diğer iletişim araçlarıyla da hakaret edilebilir.

Hakaret suçu, mağdurun rızası olmaksızın ve genellikle kişinin toplum içindeki itibarıyla ilgili olarak işlenen bir suçtur. Hakaret suçu, TCK'nın 125-131. maddeleri arasında düzenlenen suçlardan biridir ve cezai yaptırımları içermektedir. Hakaret suçundan dolayı kişi, para cezasına veya hapis cezasına çarptırılabilir.

2) Hakaret suçu cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, hakaret suçu cezası TCK'nın 125. maddesinde düzenlenmiştir. Hakaret suçunun cezası, mahkemenin takdirine bağlı olarak değişebilir ve hâkim, olayın özel koşullarını dikkate alarak cezayı belirler.

Genel olarak, hakaret suçu için öngörülen cezai yaptırım, para cezasını içerir. Ancak, mahkeme hâkimin takdirine bağlı olarak bu cezayı belirlerken, suçun işlenme şekli, suçun niteliği, mağdurun durumu gibi faktörleri göz önüne alır. Hakaret suçunda para cezasının yanı sıra, TCK'nın 125. maddesinde belirtilen hapis cezası da öngörülmüştür.

Hakaret suçunun cezası, hâkimin değerlendirmesi ve olayın özelliğine bağlı olarak değişebilir. Hakaret suçundan mahkûmiyet durumunda uygulanacak ceza miktarı, mahkemenin takdirine bağlı olarak belirlenir ve somut olayın şartlarına göre şekillenir. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

3) Küfür ve hakaret cezası kaç TL?

Hakaret ve küfür gibi suçların cezaları, Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre belirlenir ve mahkemeler tarafından takdir edilir. Ceza miktarları, olayın özel koşulları, suçun ağırlığı, mağdurun durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Hakaret ve küfür suçları genellikle para cezalarını içerir. Ceza miktarı, mahkemenin değerlendirmesi sonucunda belirlenir ve bu konuda net bir sabit miktar bulunmaz. Aynı zamanda, mahkeme hakimi suçun niteliğine göre hapis cezası da verebilir.

Ceza miktarları ve türleri, Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen genel hükümlere ve yargı kararlarına dayanır. Net bir miktar vermek zor olmakla birlikte, hakaret veya küfür suçu işlendiğinde verilecek cezanın ciddiyeti ve içeriği, olayın özelliğine göre değişkenlik gösterecektir. Bu nedenle, spesifik bir durum için kesin bir miktar vermek mümkün değildir ve mahkeme kararına bağlıdır. Hukuki destek için bize ulaşabilirsiniz.

4) Hakaret davası açılırsa ne olur?


Hakaret davası açılması durumunda, hukuki süreç başlar ve mahkemeye başvurulan yargılama süreci başlatılır. İşte hakaret davası açılması durumunda izlenen genel süreç:

  1. Suç Duyurusu ve İhbarda Bulunma:

    • Mağdur, hakaretin gerçekleştiği durumu polise veya savcılığa bildirebilir.

    • Hakaret suçunun işlendiği durumda, savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkına sahiptir.

  2. Savcılık Soruşturması:

    • Savcılık, suç duyurusunu değerlendirir ve gerekli soruşturmayı başlatır.

    • Mağdur, ifade verir ve delilleri sunar.

  3. İfade ve Delillerin Toplanması:

    • Savcılık, olaya ilişkin tarafların ifadelerini alır.

    • Gerekirse, deliller (tanık ifadeleri, yazılı ya da dijital belgeler) toplanır.

  4. Takipsizlik veya Dava Açılması Kararı:

    • Savcılık, elde edilen delil ve bilgilere dayanarak takipsizlik kararı verebilir veya dava açılmasını talep edebilir.

    • Takipsizlik kararı verilirse, mağdur bu karara karşı itiraz hakkına sahiptir.

  5. Dava Açılması:

    • Savcılık, dava açılmasına karar verirse, dava mahkemeye intikal eder.

    • Mahkeme, dava sürecini başlatır ve tarafları davet eder.

  6. Mahkeme Süreci:

    • Hakaret davası, mahkemede görülür.

    • Taraflar, savunmalarını yaparlar ve mahkeme delilleri değerlendirir.

    • Mahkeme, kararını verir.

  7. Karar ve Cezalandırma:

    • Mahkeme, delillere dayanarak kararını açıklar.

    • Hakaret suçu işlendiği tespit edilirse, hüküm verilir ve ceza uygulanabilir.

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiştir (TCK Madde 125). Ceza miktarı, mahkemenin takdirine bağlı olarak belirlenir ve genellikle para cezasını içerir. Hâkim ayrıca, duruma göre hapis cezası da verebilir. Hakaret davalarında uygulanacak ceza, olayın özel koşullarına ve mahkemenin değerlendirmesine bağlı olarak değişebilir. Avukat desteği için bize ulaşabilirsiniz.

5) Hakaret davası nasıl açılır?

Hakaret davası açmak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  1. Suçun İşlendiği Yeri Belirleme:

    • Hakaret suçunu işlendiği yerdeki mahkemeye başvurmanız gerekmektedir. Suçun işlendiği yer, mağdurun ikametgahı, iş yeri veya olayın gerçekleştiği yer olabilir.

  2. Suç Duyurusu veya Şikayet:

    • Hakaret suçu, genellikle mağdurun bireysel bir talebi üzerine soruşturulur. Suç duyurusu için en yakın polis merkezine başvurabilir veya savcılığa şikayette bulunabilirsiniz.

  3. İfadenizi Hazırlama:

    • Suç duyurusu için gerekli belgeleri toplayın ve ifadenizi hazırlayın. Bu belgeler arasında tanık ifadeleri, yazılı deliller veya hakaret içeren sözlerin, mesajların ya da yazışmaların bulunduğu materyaller yer alabilir.

  4. Polis Merkezine veya Savcılığa Başvuru:

    • Hakaret suçu için suç duyurusunda bulunmak üzere en yakın polis merkezine veya savcılığa başvurun.

    • Başvuruda bulunurken olayı, suçu işleyenin kim olduğunu, nasıl bir hakaretle karşılaşıldığınızı detaylı bir şekilde anlatın.

  5. Savcılık Soruşturması:

    • Polis veya savcılık, suç duyurusunu değerlendirip soruşturma başlatacaktır. Bu aşamada mağdurun ifadesi alınır ve deliller toplanır.

  6. Takipsizlik Kararı veya Dava Açılması:

    • Savcılık, soruşturmanın sonunda takipsizlik kararı verebilir veya dava açılması için mahkemeye başvurabilir.

  7. Mahkemeye Başvuru:

    • Davanın açılması durumunda, mahkemeye başvuru yapılır. Mahkemeye başvuruda, suçun işlendiği olayın detayları, deliller ve talepler yer almalıdır.

  8. Duruşma ve Mahkeme Süreci:

    • Mahkeme, davanın açılmasının ardından tarafları davet eder ve duruşma tarihini belirler.

    • Taraflar duruşmada savunmalarını yaparlar, mahkeme delilleri değerlendirir ve hüküm verir.

Hakaret davası süreci, belirli bir prosedür dahilinde ilerler ve hukuki yardım almak için bir avukatla çalışmanız tavsiye edilir. Avukat, dava sürecinde size rehberlik edebilir ve hukuki desteği sağlayabilir.

Avukat ve Hukuki Danışmanlık için bize ulaşabilirsiniz.

Manevi Tazminat

Maddi tazminat, bireylerin somut maddi zarar gördükleri durumları kapsarken, manevi tazminat ise ruhsal olarak yaşanan zararın giderilmesi amacını taşır. Hakaret fiili, kişilerin onur, haysiyet ve şerefine zarar verecek nitelikte sözler içerdiğinde, bireylerin hem maddi hem de manevi tazminat davası açma hakkı doğmaktadır. Hakaret suçunda, genellikle maddi zarardan ziyade manevi zarar öne çıkmaktadır. Bu tazminat talebinin hukuki dayanakları, Türk Medeni Kanunu'nun 25/3. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde bulunmaktadır.

Hakaret ceza davasında mahkûmiyet hükmü çıkmasa bile, bireyler hukuk davası yoluyla manevi tazminat talep edebilirler. Ceza mahkemelerinin verdiği hüküm, manevi tazminat davalarında hukuk mahkemelerini bağlamamaktadır. Bu durum, hakaretin sadece cezai bir boyutu olmadığını, aynı zamanda kişilik haklarına yapılan saldırının hukuki bir süreci de beraberinde getirdiğini vurgular. Bu noktada, manevi tazminat taleplerinin ceza mahkemelerinin kararlarından bağımsız olarak hukuk mahkemelerince değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Tazminat hakkınız ile ilgili daha fazla bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Miktarı

Manevi tazminat davası, görevli mahkeme bakımından Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülmektedir. Davacının yerleşim yeri mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi, manevi tazminat davalarında yetkili mahkemeler olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, davacının ikametgahına bağlı olarak açılan davalar ile davalının ikametgahına bağlı olarak açılan davalar, mahkeme yetkisi bakımından önem taşımaktadır.

Her bir hakaret olayına ilişkin manevi tazminat davası ayrıca ele alınmalıdır. Miktar belirlenirken, hakaretin ağırlığı, tarafların ekonomik şartları, hakarete maruz kalan kişinin şahsiyeti ve hakaretin aleniyeti gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Hâkimin vicdani kanaati, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde belirleyici bir etken olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, her olayın özgünlüğü gözetilerek adaletin tecellisi için detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu süreç, manevi tazminat miktarının adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde belirlenmesini sağlayacaktır. Hâkimin vicdani kanaati, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde belirleyici bir faktördür. Hukuki normların yanı sıra hâkimin duygusal ve etik değerlendirmeleri, hukukun adalet amacına hizmet etmesi bakımından önemlidir.

Manevi tazminat davalarında talebin haksız fiil gerekçesiyle doğması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesindedir. Ancak, ortaya çıkan zararın haksız fiilin işlendiği yer dışında başka bir yerde meydana gelmesi durumunda, zararın ortaya çıktığı yer mahkemesi de yetkili hale gelir. Eğer muhtemel bir zarar söz konusu ise, bu muhtemel zararın yerine dair düzenleme de aynı kanun maddesinde yer almaktadır.

Haksız fiil sebebiyle açılan manevi tazminat davalarında, somut olayın özellikleri yetkili mahkemenin belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Yukarıda belirtilen genel yetki kuralı, hala geçerliliğini korurken, davacının zarar gördüğü yer, haksız fiilin işlendiği yer veya muhtemel zararın gerçekleşme ihtimali, yetki belirleme sürecinde dikkate alınan önemli unsurlardır. Hukuki sürecin adil ve etkili bir şekilde ilerleyebilmesi için, mahkemeler bu özellikleri titizlikle değerlendirir ve hukukun temel prensipleri doğrultusunda kararlarını şekillendirirler.

Tazminat avukatı için bize ulaşabilirsiniz.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Zamanaşımı

Hakaret suçu nedeniyle açılacak dava, zamanaşımı kurallarına tabidir. Bu süre, mağdurun hakaret edenin kim olduğunu öğrendiği andan itibaren iki yıl olarak belirlenmiş olup, her halükârda hakaret fiilinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar.

Hakaret, sadece haksız fiil değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre bir suç olarak kabul edildiğinden, TCK'da belirlenen 8 yıllık süre de uygulanır. Bu bağlamda, hakaret dolayısıyla açılacak manevi tazminat davasında zamanaşımı, hakaretin gerçekleştiği tarihten itibaren 8 yıl içinde söz konusu olacaktır.

Ceza davasından sonra açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresi ise 1 yıldır. Bu süre, ceza davasının sonuçlanmasını takiben başlar ve bir yıl içinde tazminat davasının açılması gerekmektedir.

Avukatı için bize ulaşabilirsiniz.

Hakaret Nedeniyle Tazminat

Hakaret fiili sebebiyle açılacak tazminat davası, mahkeme tarafından kişinin gerekçelerinin haklı bulunması durumunda mümkündür. Ancak, tazminat davasının açılabilmesi için öncelikle ceza davasındaki kararın kesinleşmesi beklenmelidir. Ceza davasının kesinleşmesi, hakaret fiilinin hukuki anlamda tespit edilmiş ve suç olarak kabul edilmiş olduğu anlamına gelir.

Mağdur, zarara uğradığını ispat edebildiği durumlarda hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilir. Hakaret nedeniyle mağduriyet yaşayan kişiler, uğradıkları her türlü zararı karşı taraftan talep etme hakkına sahiptir. Ancak, tazminat talebinde bulunan kişilerin talep ettikleri miktarın makul olması önemlidir; yani talep edilen tazminat miktarının olayın özellikleri, zararın boyutu ve hukuki normlar çerçevesinde makul bir temele dayanması beklenir.

Manevi tazminat miktarının belirlenmesi için genellikle bilirkişi raporlarına başvurulur. Ancak, bilirkişi raporu alındığı aşamada ıslah müessesine başvurmak mümkün değildir. Yani, dava sürecinde tazminat talebinde bulunan tarafın talep ettiği miktarın, dava açılırken belirlenmesi gereklidir. Bu nedenle, dava açılırken tazminat miktarının özenle tespit edilmesi ve talep edilen miktarın makul bir şekilde dayanaklı olması önemlidir.

Hakaret Nedeniyle Tazminatın Miktarı Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21530 E. , 2021/7490 K.

"Hükmüne uyulan Dairemizin 19/02/2019 tarihli 2016/16364 Esas, 2019/795 Karar sayılı ilamında özetle; davaya konu olayın tarihi, gelişim biçimi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu ve daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir."

Hakaret Nedeniyle Tazminatın Belirlenmesinde Takdir Hakkı Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/2010 E. , 2016/109 K.

"Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının cep telefonuna gönderdiği mesajlarla kendisine hakaret ve tehditte bulunduğunu iddia ederek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı, eniştesi ile davacı arasında alacak verecek meselesi bulunduğunu bunun dışında davacı ile bir husumeti olmadığını, mesajları kendisinin göndermediğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, mesaj içeriğinde yer alan sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.

Davaya konu olayda; davacı ile davalının yakın akrabası arasında bir alacak verecek meselesi bulunduğu her iki tarafın da kabulündedir. Davalı taraf davacının başlatmış olduğu icra takibinden dolayı duyduğu üzüntüyü ve aralarındaki uyuşmazlığı sitemli bir dille mesaja dökmüştür. Mesaj metni bütün olarak değerlendirildiğinde, kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir ifade bulunmadığından istemin tümden reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."

Hakaret Nedeniyle Tazminat Miktarının Belirlenmesi Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15470 E. , 2021/4520 K.

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken, saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da

amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda; olay tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, davalıların konumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olmuştur. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Siz de bize ulaşarak avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz

Bize Katılın ve Güncel Bilgilerden Haberdar Olun.